Alpek Sanat’ın yeni sezonu için Alpek Sanat Direktörü Ayşe Van ile özel röportajımız…

BUART: Serginizin adı “Görünür / Gizli”. Neden bu ismi tercih ettiniz?
Ayşe Van: “Görünür / Gizli” başlığı, serginin temel meselesini çok yalın ama güçlü bir biçimde ifade ediyor. Sergi, Erving Goffman’ın bireyin toplumsal yaşamda sürekli roller üstlendiği fikrinden yola çıkıyor. Yüzü, sabit bir kimlik göstergesi olmaktan çıkarıp, performans, maske ve rol arasında gidip gelen bir alan olarak ele alıyoruz. Başlık, hem sezgisel hem de felsefi olarak izleyiciyi bu ikili yapı üzerine düşünmeye davet ediyor.
BUART: Yüz, kimlik ve persona kavramları sizin için bu sergide ne ifade ediyor?
Ayşe Van: Bu sergide yüz, yalnızca görünen bir imge değil; kendimizi korumak için görünür olan, saklamak için gizlenen bir tür zırh olarak ele alınıyor. Kimlik ise sabit bir yapıdan çok, bağlama göre değişen, dönüşen bir hâl. Persona kavramı da tam bu noktada devreye giriyor, farklı sosyal alanlarda üstlendiğimiz rolleri ve bu roller arasında kurduğumuz mesafeyi görünür kılıyor. Sergi, bu kavramların kesin tanımlarından çok, aralarındaki geçiş alanlarını araştırıyor.
BUART: İzleyiciye bu kavramlar üzerinden vermek istediğiniz net bir mesaj var mı, yoksa yorumu izleyiciye mi bırakıyorsunuz?
Ayşe Van: Sergide izleyiciye tek bir mesaj vermek yerine, güçlü bir soru alanı açmayı tercih ettik. “Biz mi yüzümüzü seçiyoruz, yoksa yüz mü bizi görünür ya da gizli kılıyor?” sorusu, serginin temel düşünsel eksenini oluşturuyor. İzleyicinin kendi deneyimi, bakışı ve hayatla kurduğu ilişki, bu soruya vereceği yanıtı belirliyor. Yorum alanını mümkün olduğunca izleyiciye bırakmak bizim için önemli.
BUART: İzleyicilerden nasıl geri dönüşler aldınız? Sergideki düşünceyle örtüşen tepkiler oldu mu?
Ayşe Van: Aldığımız geri dönüşler oldukça düşündürücü ve samimi. Birçok izleyici sergiyi gezdikten sonra kendi yüzüyle, kimliğiyle ve günlük hayatta üstlendiği rollerle ilgili yeniden düşünmeye başladığını hem sergi sürecinde hem de sosyal medyadan paylaştı. Bu noktada, serginin izleyicide bir karşılık bulduğunu ve kavramsal çerçevenin deneyimle örtüştüğünü söyleyebilirim. Bizim için en kıymetli geri dönüş, izleyicinin sergiden sorularla ayrılması.
BUART: Antalya’da bir galeri açma fikri nasıl ortaya çıktı?
Ayşe Van: Alpek Sanat’ın çıkış noktası, Antalya’da Ali Peçen Plaza’nın mimari süreci devam ederken ortaya atılan “bu binada bir sanat galerisi olmalı” fikrine dayanıyor. Yapının tamamlanmasının ardından mimar Mert Erkılavuz tarafından 2018’de kurulan Alpek Mimarlık | Sanat, mimarlık ve sanatı yan yana düşünen bu yaklaşımı mekânda somutlaştırdı. Pandemi sonrası süreçte galeriyi yeniden yapılandırarak, güncel sanat odaklı bir programla yoluna devam ettik. Bugün ALPEK Sanat’ı, mekânla ilişki kuran ve izleyiciyi düşünsel olarak sürece dahil eden bir sanat alanı olarak konumlandırıyoruz.
