TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN TEMELİ KÜLTÜRDÜR

GÖÇEBE BİR DENEYİM KULÜBÜ

Göçebe bir deneyim kulübü olan Third Space ile Akdeniz’in en özgün kültür ve sanat noktalarından biri olan Casa dell’Arte, sanat, koleksiyonerlik ve gastronomiyi aynı masa etrafında buluşturan yeni buluşma serisi The Mediterranean Intellectual Salon’un ilk etkinliğini Bodrum’da gerçekleştirdi.

Casa dell’Arte’nin kurucusu ve koleksiyoneri Ahu Serter ev sahipliğinde gerçekleşen gecede davetliler, ilk olarak yaşayan bir sanat müzesi niteliğindeki mekânın özel koleksiyonunu yakından keşfetme fırsatı buldu. Konuklar, keşif turunun ardından kapılarını aynı gün açan genç sanatçı İlhak Altıparmak’ın son dönem tekstil, kâğıt ve video yerleştirmelerinden oluşan yeni kişisel sergisi “Bir İhtimalin Israrı”nı, sanatçının kendi rehberliğinde gezme fırsatı buldu.

Sofrada “Wealth to Legacy” Sohbeti ve Gastronomik Uyum

Sanatçının yapıtlarının tam ortasında kurulan ortak sofrada, konuklar “Servet biriktirir, miras dokur” fikrinden yola çıkarak “From Wealth to Legacy: İnsanlar Geriye Ne Bırakır?” sorusunu derinleştirdiler. Gecenin moderasyonunu üstlenen Kavaklıdere Şarapları’nın 4. nesil yöneticisi ve Third Space’in kurucusu Cevza Başman’ın soruları eşliğinde; kökenler, servetle yaşamak, değerlerin sonraki nesillere aktarımı ve nihayetinde ‘geriye kalan’ kavramları masaya yatırıldı.

Bu düşünsel yolculuğa özenle hazırlanan gurme bir menü ve Anadolu topraklarının mirası niteliğinde üzümler eşlik etti. Yetiştikleri coğrafyaların onlara kattığı değerleri dinlemek ve deneyimlemek misafirler tarafından büyük beğeni topladı.

“Bir İhtimalin Israrı” Sergisi ile Bir Arada Kalmanın İmkânı

Sanatçı İlhak Altıparmak’ın tekstil, kâğıt ve video yerleştirmelerini bir araya getiren yapıtları, farklı medyumların, farklı kavramsal katmanların ve birbirinden ayrışan söylemlerin aynı mekânda yan yana var olabilme ihtimalini araştırıyor. Geleneksel “birliktelik vaatleri” ile açık uçlu “ihtimal ve yakınlık” kavramlarını buluşturan sergi, farklılıkların tıpkı yaşamın kendisinde olduğu gibi yeni anlamlar ve yeni birliktelik biçimleri üretebildiğini görünür kılıyor.

Dört buçuk metrelik ehram kumaşına nakşedilmiş yerel kadın ninnilerinden, bakım ile müdahale arasındaki ince gerilimi sorgulayan video yerleştirmelerine uzanan bu seçki, farklı ifade biçimleri arasında kurduğu diyaloğu ortak sofraya da taşıyarak, birlikte düşünmenin ve çoğul bir birlikteliğin imkânında ısrar ediyor.

Gecenin sonunda tüm katılımcılar, etkinlik başında kendilerine takdim edilen ve üzerinde İlhak’ın eserlerinden detay fotoğrafları bulunan özel kartlara, kendilerinden sonra geriye ne bırakmak istediklerini veya ailelerinden kalan paha biçilemez mirasları kendi el yazılarıyla not ettiler. Büyük ilgi gören bu özel iş birliği, ilerleyen dönemlerde serinin devam buluşmalarıyla yeni temaları ağırlamaya devam edecek.