Shiva Zahed Gallery üçüncü sergisi “Not Yet Gone” ile 18 Eylül – 7 Kasım 2026 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.
Sergide Arya Tabandehpoor, Omid Mehdizadeh, Kimia Askarian, Sina Boroumandi, Shahin Esfandiari, Rana Heidarzade ve Alborz Kazemi’nin çalışmaları bir araya geliyor.

“Bir şey geri dönüyor… Ne tam olarak bir anı, ne de bir imge. Vaat edilen ile gerçekleşen arasında sıkışmış bir şey; tanıyacak kadar aşina olduğumuz, ancak tedirgin edecek kadar da yabancı gelen bir his.”
“Not Yet Gone” İran’da yaşayan ve imgelerin tek bir anlamla sınırlandırılmasına karşı çıkan üretimlere yönelik ortak ilgi duyan yedi sanatçıyı bir araya getiriyor.
Sergi, Jacques Derrida’nın ortaya attığı ve sonrasında kültür eleştirmeni Mark Fisher’ın geliştirdiği, gerçekleşmemiş geleceklerin bugün içerisindeki sürekliliğini anlamanın bir yolu olarak gelişen hauntoloji kavramı çerçevesinde şekilleniyor.

Hauntoloji yalnızca burada olanın değil, gerçekleşmeyenin, erkenden kaybolanın ve bir olasılık olarak kalanın da içimizde var olduğunu öne sürüyor. Çağdaş kültür yenilikten çok tekrara yönelirken, gelecek artık önümüzde uzanan bir ilerleme vaadi olarak değil, gerçekleşmemiş potansiyelin yankısı olarak beliriyor.
Fotoğraf “Not Yet Gone”daki tüm üretimlerin merkezinde yer alsa da sanatçıların hiçbiri onu tamamlanmış ya da sınırları belirli bir ifade aracı olarak ele almıyor. Birlikte, fotoğrafın kesinlik vaadini reddediyorlar. Fotoğrafı nesnel veya sabit bir kayıt olarak kabul etmek yerine, her bir sanatçı onu kendine özgü malzeme ve kavramsal diliyle dönüştürüyor.

Shahin Esfandiari ve Kimia Askarian bu dönüşümü görme anında başlatıyor. Esfandiari doğadaki formları renk, ışık ve atmosfer içinde çözündürerek algının fotoğraf ve resim arasındaki sınırda gezinmesine olanak tanırken Askarian ise hareket ve süre aracılığıyla fotografik ânı genişleterek manzara ve mimarinin gitgide ritim, renk ve ışık içinde çözüldüğü imgeler üretiyor. Her ikisi de görünür dünyayı betimlemekten ziyade algının değişken doğasını ortaya koymayı amaçlıyor.
Omid Mehdizadeh, Sina Boroumandi ve Alborz Kazemi için fotoğraf, deklanşöre bastıkları andan çok sonra da dönüşmeye devam ediyor.
Mehdizadeh görüntüyü kumaşa bastıktan sonra yüzeye lekeleme uygulayarak, aşındırarak ve doğal pigmentlerle işleyerek imgenin kendisine özgü bir malzeme geçmişi edinmesini sağlıyor.
Boroumandi, fotoğraf kâğıdını kesip yeniden biçimlendirerek baskıyı heykelsi bir forma dönüştürüyor, katlanma noktaları ve yüzeyde oluşan gerilim ile imge bir bütün hâline geliyor.

Kazemi fotoğrafı kesip tekrardan bir araya getirerek görünür olanın yanı sıra yokluğun da eşit derecede önem taşıdığı, istikrarsız biçimler üretiyor. Bu pratiklerin tümünde fotoğraf, sabit bir nesne olmaktan çıkarak zaman, süreç ve dokunuşla dönüşen bir şeye evriliyor.
Arya Tabendehpour ve Rana Heidarzade bu dönüşümü fotoğrafın ötesine taşıyor.
Tabandehpour imgeleri söküp yeniden dokuyarak kesintisiz bir fotoğraf yüzeyi yanılsamasını kesişimler, boşluklar ve bağlantılardan oluşan bir yapı ile değiştiriyor.
Heidarzade ise fotoğrafları ışık ve izleyicinin hareketi ile değişen yarı saydam reçine formlar içerisine asılı hâle getiriyor; böylece imgeler nesne ve atmosfer arasında salınıyor. Her iki pratikte de eser, basılı imgenin düzlemselliğinden sıyrılarak fiziksel mekânı işgal etmeye başlıyor.
Sergi boyunca zamansal ve maddi sınırlar çözünmeye başlıyor. İmgeler belge ile kurgu, bellek ile projeksiyon, kesinlik ile spekülasyon arasında gidip geliyor. Eserler, sabit bakış açıları sunmaktan ziyade farklı hikâyelerin, deneyimlerin ve hayal edilen geleceklerin bir arada var olabilmelerine izin veriyor.
Sonuç olarak, “Not Yet Gone” fotoğrafı geçmişin bir kanıtı olarak değil, hâlâ oluşum içerisinde olan bir varlık olarak sunuyor. Her sanatçı bu mecrayı farklı şekillerde tanımlarken birlikte fotoğrafı bellek, malzeme, algı ve zaman aracılığıyla sürekli dönüşen, yaşayan ve istikrarsız bir form olduğunu ortaya koyuyorlar.
Shiva Zahed Gallery hakkında:
Shiva Zahed Gallery, İstanbul’un kalbi Beyoğlu’nda konumlanan bir çağdaş sanat galerisi olarak, İran çağdaş sanatının anlatılarını küresel bir perspektif içinde keşfetmeye ve görünür kılmaya adanmıştır. 2026 kışında Shiva Zahed tarafından kurulan galeri; kurucusunun tıp alanındaki eğitimi, yıllara yayılan sanat koleksiyonerliği deneyimi ve Tahran ile Paris’te moda ve görsel kültür üzerine yürüttüğü çalışmaların kesişiminden doğmuştur.
