Validebağ Korusu İstanbul’un Üsküdar ilçesinde bulunan ve 354 bin m2 alana sahip olan, İstanbul’un Anadolu yakasının ikinci en büyük yeşil alanıdır.
Koru, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından birinci derece koruma alanı ve SİT alanı olarak ilan edilir.
Korunun içinde tarihi ve kültürel mirasımız olan bir yapı tahrip ediliyor. Hangi yapı mı?
Abdülaziz Köşkü

III.Selim annesi Mihrişah Valide Sultan için, Çamlıca eteklerinde yer alan arazide bir bağ köşkü inşa ettirir. Bu yapı, daha sonra Sultan Abdülmecid tarafından, annesi Bezmialem Valide Sultan‘a hediye edilir. Bezmiâlem Valide Sultan, yurt içinden ve yurt dışından getirttiği ağaç ve bitki türleriyle araziyi modern bir botanik bahçesine dönüştürdü. Koru da Vâlide Sultan’a ithafen Vâlide Bağı adıyla anılmaya başlar.
Bezmiâlem Valide Sultan‘ın vefatından sonra Validebağ Korusu, Altunizade Ailesi’nin mülkiyetine geçer.Altunizâde İsmail Zühdü Paşa, 1860 yılında burada bir köşk inşa ettirir. Bir süre sonra köşkü Sultan Abdülaziz‘e armağan eder.
Sultan Abdülaziz, 1853 yılında kızkardeşlerinden Âdile Sultan için hassa mimarlarından Nikoğos Balyan‘a koru içinde bir konut yaptırır. Günümüzde Adile Sultan Kasrı olarak anılan bu yapı, öğretmenevi, huzurevi ve kültür merkezi olarak kullanılmaktadır. Yine aynı dönemde Abdülaziz tarafından yaptırılan tarihî bir av köşkü bulunmaktadır.

Günümüzde köşk Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsisli.
Bakanlık köşkün içine bir mutfak yaptırıyor.
Yetmiyor, klima taktırıyorlar. Klima donanımı için tarihi camlardan borular geçiriliyor.

Validebağ Korusundaki ağaçların kesilerek millet bahçesi yapılması projesinde direnen ve Validebağ Korusunu çevre ve tarih bilinci ile koruyan Validebağ Gönülleri konu hakkında Kültür Varlıkları Koruma Kuruluna başvuruda bulundu.
Başvuruda “tescilli kültür varlığı Abdülaziz Av Köşkü’nün yan cephesine, herhangi bir kurul izni bulunduğuna dair tarafımıza bilgi sunulmadan alelacele klima ünitesi monte edildiği tespit edilmiştir. Bu durumu daha önce de tarafınıza bildirmiş bulunmaktayız.
Söz konusu yapının, 1956 yılından bu yana bu tür bir mekanik donanıma ihtiyaç duymadan kullanıldığı bilinmektedir. Bugün böyle bir uygulamaya gerek duyulmasının, yapının koruma amaçlı kullanım fonksiyonu dışında değerlendirilmesine yönelik bir hazırlık olabileceği yönünde ciddi endişelerimiz bulunmaktadır” denildi.
BUART ekibi olarak kültürel mirasa verdiğimiz önemi bir kez daha yineliyoruz. Bu doğrultuda konunun takipçisi olacağımızı ve siz değerli okurlarımızı gelişmelerden haberdar edeceğimizi belirtmek istiyoruz.
